Yayınlanma tarihi: Pts, Oca 20th, 2014

13 Ocak Siyer Notları

13 Ocak Siyer Notları

Yeni katılan arkadaşlarla neden siyer okuması yapıyoruz, nasıl yapıyoruz konuşuldu. Siyerin önemi, onu sözümüze taşımak, toplumsal ve fert olarak siyerin referans alınması ve ileride daha spesifik konulara gireceğimizi konuştuk. Bu haftanın konusu ise dışlanma ve ambargo dönemiyle mucizelerin muhtelif yazarlar tarafından işlenişiydi.

Konuya Hz.Musa(as) ile Hz.Muhammed(as)’in yapısal-siyasal zulme karşı mücadelesinin benzerliği üzerinden başlangıç yaptık. Celalettin Vatandaş’ın Firavun ve yanındakileri Darun Nedve’ye benzetmesini andık. Celalettin Hoca, Peygamberimize Musa kıssası üzerinden örneklik, moral ve müjde verildiğini, müşriklere de sonlarının firavun gibi olacağının hatırlatılmak istendiğini vurguluyor. Allah’ın sünnetinin aynı şekilde tecelli edeceği, hakikate şahitlik ile hakikatin inkârının her daim mücadeleyi içerdiğini ve üstün gelenin Allah’a teslimiyet olacağını hatırladık.

Kıssalara bakış açımızın nasıl olması gerektiğini konuştuk. Celalettin Vatandaş’ın siyer çalışmasında siyası yapının ve otorite vurgusunun ağırlığı üzerinde duruldu. Darun Nedve’nin nasıl bir yapısı olduğu tartışıldı. Bu bağlamda günümüz devletlerinin sosyal adalet anlayışı ile Darun Nedve’ninkinin benzerliğine örnek olarak günümüzde kömür dağıtımı yapılması, asgari ücret ile işçi çalıştırılması, kurumların ve kişilerin kendilerine sürekli minnet duyulmasını istemeleri ve bu sistemin sürekli olarak kendi mazlumunu üreteceği konuşuldu.

Peygamberimizin mücadelesindeki tedricîlik meselesi ile gerçeklik arasındaki bağın nasıl yakalanacağı, buna örnek olarak çok eşlilik, köleliğin varlığı konuşuldu ve bizim aslen şeriatın maksadını mı yapmamız gerektiği yoksa şeriat ile iktifa mı etmemiz gerektiği soruldu. Yani yarım kalmış devrimi tamamlama ile devrimi sürekli kılma arasındaki farkların ne olduğunu tartıştık. Konu içerisinde bizi en tatmin eden cevabın Hz. Peygamber’in örnekliği olduğunu fark ettik.

Mucizeyle ilgili incelediğimiz görüşler aktarıldıktan sonra miraç hadisesinin bedenle mi yoksa ruhsal düzlemde mi gerçekleştiği, mescidi aksa ile kastedilenin “uzak mescid” mi olduğu yoksa Filistin’deki mescid mi olduğu tartışıldı. Muhammed Hamidullah, bu tür tartışmaları yersiz bulduğunu ve bizler için en güzel öğüdün Allah resulünün “Namaz müminin miracıdır” sünneti olması gerektiğini söylüyor. Bu bağlamda tarih içerisinde hadislere nasıl yaklaşıldığı üzerine konuştuk. Emevi ve Abbasi dönemlerinde iktidarların kendi meşruiyetleri adına ümmetin peygamber algısıyla oynamış olabileceği, siyasetin hadisleri araçsallaştırdığı tartışıldı.

Son olarak sahabeler arasında yaşanan çatışmalara değindik, İslam’ın mesajının topluma üstenci bir dille anlatılmaması gerektiği üzerine konuştuk. Herkesin beşer olduğu ve kimsenin kendini ve mücadelesini mutlaklaştırma hakkının olmadığını vurguladık.

1 Yorum
  1. mehmet talha dedi ki:

    Siyer atölyemiz devam ediyor, sıradaki buluşma 27 ocak pazartesi 16.30’da fatih’te, tokad’ın mekanında. akdeniz caddesine girince ilk ışıklardan sola dönün 56/2 numara.

Yorum bırakın

XHTML: Bu html etiketlerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>