Demokratik İslam Kongresi’nden İslamcıların Payına Düşen

2 Responses

  1. Ahmet Örs dedi ki:

    muhakkak her gelişmeden, tecrübeden payımıza düşenler var.
    bu kongreden de payımıza düşen bir şeyler olacak.
    uzun süredir iktidarla ortak atılan adımların öcalan’ı getirdiği bir yer var.
    hazır el-kaide vahşetleri suriye üzerinden ürkütücü bir tablo çizmişken araya zaten akp taraftarı islamcılarca çoktan şeytanlaştırılmış hizbullah’ı, iran’ı falan sokuvermek; bu yolla iki sene önceki nevruzda ilan ettiği misak-ı milli arzusunu ortadoğu’da oyun kurucu sevdasındaki tr’nin idealleriyle birleştirmek olan öcalan’ın direktiflerinden de payımıza bir şeyler düştü.
    islamcılığı kültürel söylemle baypas arzusunu da bu vesile ile görmüş olduk.
    tablo netleşip araç kılıcı politikalar alabildiğine hız kazandıkça kendi işimize daha da yoğunlaşmak gerektiğine sanırım bir kez daha kani olduk.
    selametle.

  2. Alp Çıracı dedi ki:

    Ahmet abi tabii uzaktayım, pek hakim değilim olan bitene. Ama kadrican abinin yazısını okuyunca üzüldüm biraz, bana biraz fazla iddialı göründü. İki gün boyunca toplanan, iyi kötü bir emek verilen, kürt hareketi açısından ilginç-garip bir deney olan bir kongreyi eleştirirken somut olarak gösterdiği tek veri öcalan’ın kongreye gönderdiği metin olması bana biraz aşırı-okuma yaptığı hissini verdi. Zikrettiği bir diğer somut veri iktidara yakın yazarların kongreyi çok eleştirmemesiydi ki bence bu da pek sağlam bir veri değil. Ne oradaki o kadar insan, ne iki gün boyunca yapılan konuşmalar, tartışmalar, ne sonuç bildirgesi vs. o analizde yoktu. Şimdi sen de böyle yazınca dedim belli ki düşündüğünüz, netleştirdiğiniz bir şey bu eleştiri.

    Öcalan, benzer büyük siyaset figürlerinde her zaman olduğundan bile daha fazla bir şekilde söyledikleri ile yaptıkları arasında ciddi açılar olmuş olduğunu geçmişte sıkça gördüğümüz, pragmatik, eklektik, esnek ve söz üretme konusunda fazlasıyla bonkör bir figür. İddialara ilişkin somut veriler varsa öğrenmek çok isterim, ikna olmaya da açığım yani kürt hareketine kategorik bir sempatim yok. Ama şundan eminim ki bu hareketi değerlendirmek, gömmek ya da yüceltmek için öcalanın kimi momentlerde söylediği sözlere odaklanmak pek doğru bir yöntem değil. Solcu, Kemalist ya da liberal yazarçizerlerde yüksek sesle dillendirilmeye başlanan “kürt hareketi akp ile tam ittifak kurdu, akp zulmüne sessiz kalıyor” söyleminin çok sağlıksız olduğunu düşündüğüm için kadrican abinin söylemi de bu söylemin bizim cenahtaki olası bir yansıması gibi geldi.

    Kürt hareketi çok büyük bir şey ve elbette en çok kürtlerin talep ve beklentilerini öncelemeye de hakkı var. Bence bazı arkadaşlarımızın bazen yaptığı gibi romantize etmek de birkaç momente/veriye odaklanıp böylesi sert yargılarda bulunmak da yanlış olur.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir