Kategori: Not düştüklerimiz

Kentsel Dönüşüm ve TOKİ’ler Zayıf Halka mı?

“İstanbul’da İnşaat Muamması” adlı yazıda, Türkiye’de devlet ve inşaat sektörü arasındaki ilişkiden, son zamanlarda inşaat sektörünün yükselişinden bahsetmiş, sebeplerini irdelemeye çalışmıştım. Ortadoğu petrol sermayesini kentsel ranta yönlendiren devlet destekli inşaat sektörü, işin ekonomi-politik boyutu....

Söze İstanbul’dan Başlamak

İstanbul kendi tarihi seyri içinde bir insan gibi geçirdiği değişimlerle değerlendirildiğinde hep genç, diri kalabilen bir varlıktır. Kendi güzelliğini muhafaza etmek için direnen, her kaybedişte başka bir güzelliği ortaya çıkan, duvardan çıkmayan yazılar gibi...

Gezi Devrimi

“Dans edemediğim bir devrim, devrim değildir” Emma Goldmann “Bir devrimin görünür amaçları ne kadar sınırlı olursa olsun, ebedi Düzen’in duvarlarında açtığı çatlaklardan cennetin ışığı süzülmelidir.” Eric Hobsbawn 2011’de Arap coğrafyasında ve Şili’de başlayan gençlerin öncülüğündeki halk ayaklanmalarında...

Halifenin Yeniden Kazanımı Şartlarında İslamcılık*

Sinan Kızılkaya’nın, 15-16 Haziran 2013 tarihinde İDE tarafından düzenlenen “Neo-liberal Dönemde İslamcılık” başlıklı sempozyumda yaptığı konuşmasını kıymetli buluyor, gözden geçirilmiş halini dikkatinize sunuyoruz.. İki özel örnekle başlamak istiyorum. İlki Sulukule olayı. Bir tehcir meselesi...

At izi – it izi…

Uzun bir süreden beri, 1970’lere, hatta 60’lara bakarak bugünlere dair bir şeyler yazmak istiyordum, ama bir türlü kısmet olmamıştı. Aslında tamda 1 Mayıs’tan bu yana yaşanan olaylar benim bu yazıyı yazmama vesile oldu diyebilirim....

Komiser Cemil

 “Bir ülkede polis çirkin oldu mu, o ülkede hiç bir şey güzel olamaz.   Bir ülkede halk polise güvenmedi mi, reisi cumhuruna bile güvenmez..” Orta yaşlara gelmediğim vakitlerdi daha. Lise yıllarındaydık, gençtik.. Maçlara gider,...

Tahrir – Gezi çıkmazı

Ortadoğu Baharı’nın filiz vermeye başladığı dönemlerdi. Tunus’ta bir can yanıyor, Libya’da halk ayaklanıyor, Tahrir’dekiler vazifesini yerine getirmeye çalışıyordu. Suriye de bu sese kulak vermiş, sokaklara çıkmıştı. Bizler de durumun sosyolojisini kavramaya çalışıyor, kavrama arayışında...

Canım Sıkılıyor

Temel, Dursun ve İlyas ayrılmaz bir üçlü, yedikleri içtikleri ayrı gitmiyor. Beraber geziyorlar, beraber oturup kalkıyorlar. Bir gün limanda bir gemiye mürettebat olmak için başvuruyorlar, kaptan Temel’e soruyor, “Sen ne iş yaparsın”, “Ben çok...