“Biz Türkiye’deki bütün işçileriz.” Direnen Migros İşçisiyle Bir Röportaj

Bugün, saatlik 4₺ zam ve iş güvenliklerinin sağlanması talepleri nedeniyle işten atılan 257 Migros işçisi TÜSİAD önünde eylemdeydi. Direnen işçilerin dayanışmasına destek için gittiğimiz eylemde işten çıkarılan Migros Esenyurt Depo çalışanlarından bir arkadaşımızla yaptığımız röportajı ilginize sunuyoruz.


Biz sadece Migros işçileri değiliz. Biz Trendyol işçileriyiz, biz çorap fabrikasında çalışan işçileriz de. Biz metal işçileriyiz, biz Türkiye’deki bütün işçileriz. Buradaki patronların servetine servet katan bütün işçileriz. Bizim davamız ortak, bizim sesimiz ortak. Bunlar bizi görecek, biz de onları göreceğiz. Nihayetinde sonuca varacağız.

Direnişiniz nasıl başladı?

Bizim taleplerimiz vardı Migros yönetiminden. Migros yönetimi bu talepleri yerine getirebileceğini söyledi. Biz daha önce bir direniş yapmıştık. O direnişte bize söz vermişlerdi.

Ne zamandı o direniş?

Yaklaşık üç ay önceydi. Bütün patronlar, yetkililer hepsi oraya toplandığında bize zam yapacaklarını söylemişlerdi. Biz de onların sözüne güvendik. Her zamanki gibi yanıltıcı bir sözdü. Daha sonra direnişimizi, hak talebimizi ilettik. Onlar bizimle hiçbir şekilde görüşmek istemediklerini söylediler. Biz ekmek paramızın yanı sıra iş güvenliğimizi daha iyi bir pozisyonda görmek istedik. Çünkü çalışma koşullarımız şu şekildeydi. İnsanların bedensel yorgunluğunun yanı sıra sürekli iş güvenliği sorunu da vardı. Daha önce parmağı kopan, ayağı sakat kalan arkadaşlarımız vardı. Biz bunları ilettik. Ekmek parasından önce iş sağlığı ve güvenliği önemli, dedik. Bunlar her zaman “Evet” deyip sonradan hiçbir şekilde düzeltmediler. Yani biz ondan sonraki süreçte geçim sıkıntısı yaşadık. Biz depo işçileri gerçekten zor şartlar altında çalışıyoruz. O zor şartlar altında asgari ücretin bir tık üzerinde bir miktar istedik. Çünkü biz gece gündüz demeden mesai yaptık onlara. Hafta sonları evimizde ailemizle geçireceğimiz zamanı Migros’ta geçirdik. Bu zamanı onlar biliyordu. Ancak onların verdiği her söz tek tek yalan çıktı. Bizi işten kovdular. 257 işçiyi kapı dışarı etti Migros. Polislerin baskısıyla da oldu bunlar. Gözaltına alınan arkadaşlarımız da oldu. Migros’un işçisine ne kadar değer verdiği ortaya çıktı. Bütün Türkiye halkı da bunu gördü. Marketlerde boykot ettiler. Halkımıza gerçekten teşekkür ediyoruz. Migros’tan alım yapmayan vicdanlı insanlarımız var. Gerçekten duyarlı insanlarımız var. Duymayan insanların da bu zulmü göreceklerine inanıyorum. Biz onlardan bir şey istemiyoruz, biz dilenmiyoruz. Tek istediğimiz saatlik 4 TL bir ekmek parası. Bu onlar için hiçbir şey değil, verebilirler. Onlar servetine servet katarken biz neden 4 TL bir ekmek parası alamıyoruz?

Sizinle dayanışmamızı nasıl devam ettirebiliriz?

Öncelikle medya grupları, sizin gibi arkadaşlarımız sürekli yanımızdalar. Sesimizi duyurmaya çalışıyorsunuz. Bu bizim için çok önemli bir şey. Görünen köy kılavuz istemez. Siz de sesimize insanları ortak ediyorsunuz. Size de ayrıca teşekkür ediyoruz. Bu direnişimizi yükselteceğiz. Türkiye’de her noktadan işçi bize destek verecek, biz de onlara veriyoruz.

Diğer işçilerin de istedikleri bir ücret var. Biz sadece Migros işçileri değiliz. Biz Trendyol işçileriyiz, biz çorap fabrikasında çalışan işçileriz de. Biz metal işçileriyiz, biz Türkiye’deki bütün işçileriz. Buradaki patronların servetine servet katan bütün işçileriz. Bizim davamız ortak, bizim sesimiz ortak. Bunlar bizi görecek, biz de onları göreceğiz. Nihayetinde sonuca varacağız.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.