Yayınlanma tarihi: Sal, Nis 30th, 2013

Sarıyer’de bir vakur direnişçi

Nurteks firması 20-25 yıldır işini yapıyor. Konu bu değil. Nurteks, işini onca yıldır kimlere yaptırıyor? Soru bu. Retorik değil, Ayşe abla 2001’den beri çalıştığı “yuvadan” apar topar kovuldu. Daha doğrusu, emek emek büyüttüğü fabrikadan kovulmak istendi. Üç gün önce.

Ne mi olmuştu? Nurteks işçileri, anayasal hakkını kullanıp sendikalaştı. Şikayetleri tanıdık: Haftanın altı günü, günlük on iki saate yaklaşan uzun ve zorunlu mesailer, düşük ve doğru dürüst zamlanmayan ücretler, üstüne üstlük ikramiye gibi kimi hakların kaldırılması… Sendikaya üye olanların, çalışanların %40-50’si olduğu söyleniyordu. Patron Erol Bey, 1980’de işçiyken, katıldığı işçi direnişleri yüzünden hapis yatmış birisi. İşçiler “Allah nasip etmiş, patron olmuş, halden anlar” diyormuş, fakat öyle olmadı.

Teksif Sendikası, çoğunluğu sağlayıp, sendikal yetki başvurusunu iki hafta önce yaptı. Başvurunun ardından işverenle yürütülen görüşmeler boyunca zam isteyeceğini, bunun doğal bir başlangıç olduğunu söyledi. Patron ise, geçen yıl mart ve ağustos aylarında yapması gereken zammı yapmadı, ancak her nasılsa (!) işçiler sendikalaşınca bir anda aklına zam vermek geldi. Ve yine her nasılsa (!) sendikacılar yetkiyi aldıktan sonra toplu sözleşmeye oturacaklarını ve zam isteyeceklerini söyleyince, “sendikanız istemiyor” diyerek zammı geri çekti. Üstüne bir de “Çok zor durumdayız, eğer sendikalaşırsanız batarız” diye işçilerin önünde gözyaşı döküp, tiyatro yaptı. İşçiyi sendika hakkından vazgeçmeye zorladı. Dünyanın hiçbir yerinde bir işyerindeki ilk toplu sözleşmesine oturan sendikanın zam istememesi diye bir şey söz konusu olamaz, bunu herkes biliyor. Ama Nurteks işçilerinin bir bölümü, kaç yıllık patronlarını öyle görünce ne yazık ki inanmış ve sendikadan istifa etti.

IMG_2230[1]

Ayşe abla

Bu da yetmedi, Erol Bey, sendika hakkından vazgeçmeyerek, dik duran Remayöz işçilerinden Ayşe ablayı kovmaya karar verdi. Böylece sendikalıya gözdağı verilecekti. Ayşe ablayı fesih sözleşmesine ikna edemediler. 12 yıldır çalıştığı yerden, sudan bir sebeple, yani maalesef su kadar lazım bir ihtiyaçtan, sendika hakkından mahrum bırakmak istediler. Fabrikayı terk et, dediler. Terk etmedi, mesai saatinde onu çıkaramazlar, bunu biliyordu. Polis çağırdılar ve Ayşe abla hukuki haklarını bildiği için, belki de polis zoruyla çıkartılamayan ilk işçi olarak tarihe geçti. Ertesi gün onu, şeflerden oluşan bir barikatla karşıladılar. Ayşe abla, sorun etmedi, sendikanın da desteği sayesinde, karşı kaldırıma çadırı kurdu, işe alınmayı bekliyor.

Ayşe abla, gayet vakur ve kendinden emin, mücadeleye devam diyor. O bir Rizeli. İnadı ve gururuyla orada. Eşinin, dün gittiğimizde çadırda bulunan ablasının ve sendikasının tam desteğini almış, içi rahat. Ayrıca Güneysu’lu da. Hemşerisine mektup yazmış, bakalım cevabı bekliyor. “Her şey bir anda oldu. İki üç ay önce sendika nedir bilmezdim, ama şimdi haklarımı öğrendim, ne kadar çok hakkımın çalındığını anladım, sendikalı oldum. Arkadaşların gözü korksun diye beni çıkardılar.

Şimdi buradayım ve kararlıyım” diyor. Diğer sendikalı işçiler, paydos ve giriş çıkışlarda gelip hatrını soruyor, içerdeki gelişmeleri ve durumu anlatıyorlar. Biz oradayken kendisi de eskiden Nurteks’te çalışmış, eşi halen daha çalışmaya devam eden bir kadın arkadaşı geliyor çocuğuyla. O da içerdeki çalışma koşullarının zorluklarını anlatıyor, gözlerinin içi gülerek Ayşe ablasına bakıyor, “iyi yaptın” diyor.

Emek ve Adalet olarak, bizim elimizden, kuru kuru bunları anlatmaktan öte ne gelir, bunu düşüneceğiniz. Ama şu var, dünya dönüyor ve zulme sessiz kalanlar kadar sesini yükselten de var. Ayşe abla gibi insanlar var. Teksim’in ardından burayı da örgütleyen Asalettin bey gibi “soyu tükenmekte olan” ahlaklı sendikacılar var. Bugün direniş çadırında Ayşe ablayı yalnız bırakmayan taa Merter’den kalkıp gelen Teksim işçileri var… Şarkı, türkü ve halaylarıyla Nurteks’in hemen dibinde, fabrika pencerelerinden bakan idari kadronun şaşkın bakışları önünde adeta bir muhtıra verdiler. Bizlere, dayanışmayı (cemaat olmayı) ve adaleti (hakkaniyeti) hatırlattılar. Ayşe abla yalnız değil. Haksızlık karşısında dostlarıyla birleşiyor, yardımlaşıyor ve direniyor.

IMG_2209[1]

Destek için Merter’den gelen Teksim işçileri

IMG_2217[1]

Teksim işçileri Nurteks önünde halayda

 

Yorum bırakın

XHTML: Bu html etiketlerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>