Dünya’nın En İyi Konut Projelerinden Biri Düzce’de. Peki Kredi Nerede?

Düzce Umut Evleri, 1999 Ağustos ve Kasım depremlerinde Düzce’de yaşadıkları evleri kaybeden kiracıların bir araya gelip dişleriyle tırnaklarıyla kurduğu bir yapı kooperatifi örneği. Belki de ilk kiracı hareketi. Anayasa’da garantilenmiş haklarını dahi sabır ve sebat gerektiren bir mücadeleyle hayata geçirebildiler. Gönüllü mimar ve plancı ekibi kurdular, kooperatif ortaklarının katılımıyla proje hazırladılar. Toprağı aldılar, inşaatlar başladı. Dünyanın en iyi konut projeleri arasında gösterildiler. İnşaatın tamamlanması için gereken krediyi alabilmek için, yasal yükümlülüğü bulunan TOKİ’ye baş vurdular ancak talepleri reddedildi. Dava süreci başladı. 

Memlekette pek alışılmadık bir mücadele örneği olan Düzce Umut Evleri’nin hikayesini bu vesileyle tekrar anımsayalım:

Düzceli Evsiz Depremzedeler’in 16 yıllık çabası sonucu katılımcı tasarımla hazırlanan Düzce Umut Evleri projesi, henüz inşaatlar bitmeden Dünya Konut Ödülleri’nin 10 finalistinden biri olmaya hak kazanmıştı. Uzun yıllar toprağa erişim için verilen hak arama mücadelesinin sonrasında, şimdi de krediye erişim için mücadelelerini sürdürüyorlar.

Hatırlayalım; 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinden sonra Düzce’de binlerce bina hasar görmüştü. Devamında hükümet yıkılan ve hasar gören konutların yerine yaptığı kalıcı afet konutları için hak sahipliğinde mülk sahipliğini esas aldı. Dolayısıyla kiracı veya mülksüz olan depremzedeler, depremin hemen sonrasında mülk sahibi depremzedelerle birlikte geçici barınma alanlarına yerleştirilmiş olsalar bile, kalıcı konutların inşası bittikten sonra buradan ayrılmak zorunda kalmış, barınma sorunlarına devlet eliyle bir çözüm üretilmemişti.

Bunun üzerine kooperatifleşen Düzceli Evsiz Depremzedeler uzun soluklu bir hak arama mücadelesini başlatmış, üzerinde toplu olarak konut üretmek amacıyla kamu idaresinden mevcut mevzuat çerçevesinde kendilerine arsa tahsis edilmesi talebinde bulunmuştu. Bu talebin devamında yapılan arsa tahsisinde usulsüzlükle karşılaşmışlardı. Buna karşı açtıkları dava 8,5 yılın ardından 2014 yılında lehlerine sonuçlanmış, kooperatifin usulsüzlük iddiaları mahkeme tarafından da doğrulanmıştı. Sonucunda, bugün üzerinde 234 konutun inşaatlarının devam ettiği, bostan, müşterek fırın ile mutfağın ve çok amaçlı bir sosyal merkezin de bulunduğu Düzce Umut Evleri’nin 41 dönümlük arsası TOKİ tarafından 10 yıl taksitle kooperatife tahsis edildi.

Dar gelirli evsiz depremzedelerin kendi konutlarını kendilerinin yapması amacıyla “toprağa erişim haklarının” mahkeme yoluyla teslim edilmesi kesinleştikten sonra, mimari projenin katılımcı bir şekilde hazırlanması için Bir Umut Derneği aracılığıyla bir açık çağrı yapıldı. Bu açık çağrıya cevap veren, mimarlık, şehir planlama, inşaat mühendisliği, sosyoloji gibi farklı disiplinlerden onlarca gönüllü Düzce Umut Atölyesi’ni kurdu. Atölye, bir sene boyunca çocuk, genç, yetişkin, kadın, erkek tüm kooperatif üyelerinin katılımı ile Düzce Umut Evleri’nin vaziyet ve konut planları, sosyal alanlarının tasarımı üzerine çalıştı.

Devamında 2016 yılında inşaat ruhsatı alındı. Türkiye’de hiç de alışılmadık bir şekilde, sağlıklı ve güvenli bir çevrede yaşamak için verilen bu uzun soluklu mücadelenin hakkını verecek bir “sağlıklı ve güvenli şantiye” organizasyonu kuruldu ve inşaatlar başladı. Kooperatifin kontrolünde, iş güvenliği ve işçi sağlığı önlemlerine azami dikkat ederek, kadın ve erkek üyelerinin ve Atölye gönüllülerinin de emeği ile inşaat alanı “açık şantiye” şeklinde hayata geçti.

İnşaatların tamamlanması için arsa tahsisine de temel oluşturan 775 Sayılı Kanun kapsamında kredi almak üzere TOKİ’ye başvuran Kooperatif’in kredi talebi reddedildi. Dünya Konut Günü’nde, ülkedeki alışılagelen toplu konut üretim pratiklerine alternatif olan, Türkiye ve dünya için örnek niteliğindeki bir projenin tamamlanması için kamu kurumlarının engelleyici değil, seferber olmasını bekliyoruz.

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.