“Artık Türkiye’de ihmaller kader, cinayetler kaza oldu.” – 41. Vicdan ve Adalet Nöbeti’nin Ardından

 

Bugün 41. Vicdan ve Adalet Nöbeti’ni tutmak üzere Galatasaray’daydık.

Basın açıklamasını Adalet Arayan İşçi Aileleri adına Hakkı Güleç okudu. Nöbetin gazeteciliğini yürüten Esra Yalçınalp, Türkiye’nin günden güne bir işçi mezarlığına dönüştüğüne vurgu yaptı. Adalet Arayan İşçi Aileleri’nin süreçteki önemine dikkat çekerek, artık iyice oturmuş olan “iş cinayeti” kavramının kullanılmasının bu insanların yıllarca süren mücadelelerinin eseri olduğunu belirtti.

Ardahan’da 2013 yılında Botaş’a ait boru hattının inşaatında çalışırken iş cinayeti sonucunda İbrahim Uzun ve Hakan Kuruçaylı hayatını kaybetmişti. Hakan Kuruçaylı’nın annesi Gülten Kuruçaylı söz alarak olayın nasıl yaşandığını, hukuki sürecin nasıl işlediğini anlattı. “Oğlum mesai saatleri dışında, görevi olmayan bir işi yaptığı için hayatını kaybetti” diyen Kuruçaylı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na kadar bu olayda sorumluluğu olan bütün kişilerin yargılanması gerektiğini söyledi. Mücadelelerinin kendilerine kaybettiklerini geri getirmeyeceğini bildiklerini, fakat tek isteklerinin başka insanların yüreğinin yanmaması olduğunu belirterek bu mücadeleyi asla bırakmayacaklarını vurguladı. Türkiye’de iş cinayetlerinin iyiden iyiye kanıksandığını ve adeta bir devlet politikası haline geldiğini ise şu sözlerle belirtti: “Artık Türkiye’de ihmaller kader, cinayetler kaza oldu.”

DSC_0031

Gülten Kuruçaylı’nın konuşmasının ardından Adalet Arayana Destek Grubu gönüllü hukukçularından Erbay Yucak, Ardahan’daki iş cinayeti ile alakalı hukuki süreci özetledi. Bilirkişi raporunda sorumlulukları görünmesine rağmen hiçbir kamu yetkilisinin ve şirket yetkilisinin soruşturma aşamasında bulunmamasını eleştirerek, öncelikli olarak bilirkişi raporunda gösterilen sorumluluların yargılanmaması halinde itiraz yoluna başvurulacağını, aksi takdirde Anayasa Mahkemesi ve İnsan Hakları Avrupa Mahkemesi başvurularının yapılacağını söyledi. Hayatını kaybedenlerin Petrol-İş sendikasına üye olduklarını belirterek, sendikanın da bu iş cinayetinin kamuoyunda duyurulması adına büyük sorumluluğu olduğunu vurguladı.

Bunun ardından, 13 Nisan’da başlayıp iki hafta süren Soma Davası’nı takip eden hukukçulardan Berrin Demir dava hakkında bilgilerini paylaştı. Sanıkların kendilerini kurtarma pahasına anlattıkları yalanların artık insanlık onurunu ayaklar altına aldığını söyleyerek, dava sürecindeki en önemli kazanımlarının SEGBİS sistemi kullanılarak sorgulanan sanıkların Somalı ailelerin baskıları sonucunda mahkeme salonuna getirilerek yüz yüze yargılanmaları olduğunu belirtti. Berrin Demir sözlerine bir sonraki duruşmanın 15 Haziran’da yapılacağını duyurarak son verdi.

Geçtiğimiz 1 Mayıs’ta da anması yapılan, 1 Mayıs 2012’de Arka Sıradakiler dizi setinde hayatını kaybeden Selin Erdem’in annesi Hacer Erdem’e söz verildi. Hacer Erdem, “Kızım işçilerin bayram yaptığı, daha doğrusu yapamadığı bir günde iş cinayeti sonucunda hayatını kaybetti. Siyasi partiler seçim kampanyalarında asgari ücretle alakalı konuşuyorlar fakat daha işçinin hayatını koruyamazken nasıl refahı sağlayacaklar?” diyerek siyasi partilerin iş cinayetlerine karşı alakasızlığına tepki gösterdi.

Son olarak 2014 İş Cinayetleri Almanağı’nı tanıtmak üzere Adalet Arayana Destek Grubu’ndan Eylem Can söz aldı. Almanakta 2014 yılında hayatını kaybeden -en az- 1886 işçinin yarım kalan hikayesinin anlatıldığını söyleyen Eylem Can, herkesin bu çemberin içinde olduğunu ve bir gün iş cinayeti ile hayatını kaybetme riskinin çok yüksek olduğunu vurguladı. Bu sene almanakta özel olarak zamana yayılan iş cinayetleri olan meslek hastalıklarının incelendiğini ve kullandığımız her eşyada emekçilerin kanının olduğunu belirtti.

Önümüzdeki günlerde görülecek olan iş cinayeti davaların duyurularının yapılmasıyla 41. Vicdan ve Adalet Nöbeti sona erdi.

DSC_0024

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.