“Biz Küçüldükçe Ülker Büyüyor”

Ülker fabrikasında çalışan ve Öz-Gıda iş sendikasına geçtikleri için işten atılan işçilerin direnişi devam ediyor. İşçilerin talepleri çok net aslında sadece insan gibi yaşamak istiyorlar, çocuklarına, ailelerine, dostlarına vakit ayırarak da hayatlarını devam ettirecek bir iş ve maaş istedikleri. Kendilerini geçindirecek maaşı kazanmak için 12.5 saat ve artı zorunlu mesai ile birlikte aslında yaptıkları işçilikten çok modern kölelik oluyor. Ülker’in kâr hırsıyla birlikte artan zenginliği ve büyüyen ‘şirket itibarı’, işçilerin omuzlarının çökmesine sebep oluyor. 

Aşağıdaki haberde işten atılan Ülker işçilerinden Dursun Topal ve Özcan Keleş’in Dünya üçüncüsü olan Ülker’e ve direnişlerine dair düşüncelerini sizlere sunuyoruz.

Haber: VEDAT YALVAÇ

BİZ KÜÇÜLDÜKÇE ÜLKER BÜYÜYOR

Ülker Bisküvilerinin sahibi Yıldız Holding, dünyanın altıncı bisküvi üreticisi United Biscuits’i satın alıp dünya üçüncülüğüne yerleşti. Öz Gıda-İş’ten Gıda-İş sendikasına geçtikleri için Ülker’de kapı önüne konan işçiler söz konusu gelişmeyi, “Biz küçüldükçe ülker büyüyor” sözleriyle karşıladı.

HAK YOK ÇALIŞMA ÇOK!

“İstanbul’da malum hayat şartları ağır. Kiralar yüksek. Aldığımız maaş düşük. Üstelik şu an onu bile alamıyoruz” diyen Ülker İşçisi Özcan Keleş, her gün akşam eve gittiğinde kendisine “Baba bana ne aldın” diyen 3 buçuk yaşındaki kızına cevap veremeyen bir işçinin çalıştığı fabrikanın üçüncülüğüyle övünemeyeceğini söylüyor.

“Ülker’in büyümesi iyi ama biz küçüldükçe Ülker büyüyor” diye konuşan Keleş, işçilerin hiçbir sosyal hakkının olmadığını belirtti. Keleş, ayrıca Ülker’deki yoğun çalışmadan dolayı ailesiyle görüşemez hale geldiğini ve bu yüzden de sorunlar yaşadığını söyledi.

SÖYLECEK ÇOK ŞEY VAR

İşçilerden Dursun Topal, “Ülker yurt dışında en büyük markaları aldı. Şaşaalı büyüme, renkli reklamlar arkasında neler yaşanıyor, işçilere neler oluyor kimse bilmiyor. Herkes reklamlardan, aldığı ürünlerden haberdar sadece.  Patron medyası içerdeki işçinin derdini sormuyor, işçi de anlatamıyor. Biz bunu duyuracağız. İnsanlar sadece reklamları izlemesinler.  İşçilerin nasıl sömürüldüğünü, işçilere neler dayatıldığını, insanların nasıl zor koşullarda çalıştırıldığını öğrensinler” dedi.

Ülker hakkında söylenecek çok şey olduğunu dile getiren Topal, “Bu kadar şirket bu kadar dev holding olduysa  müdürlerin sayesinde değil işçilerin sayesinde oldu” dedi.

DÜNYA ÜÇÜNCÜSÜ ÜLKER’İN İŞÇİSİNİN HALİ!

Dursun Topal’ın da 2 yaşında 1 kız çocuğu ile 7 yaşında 1 erkek çocuğu var. Çocuklarının istediklerini ancak gece gündüz çalışırsa alabildiğini söylüyor. Anlattıkları işte dünya üçüncüsü firmanın işçisinin hali dedirtiyor: “8 saat çalıştığımda aldığım 1000 Tl. 500 TL kira ödüyorum. 8 saat çalıştığımda çocuğuma vakit ayırabiliyorum. Çocuğumu sevebiliyorum ama çocuğum ‘Baba bana bunu al’ dediğinde ‘Oğlum para yok’ diyemiyorum. Bu bir baba için en acı şey. Bu yüzden çocuklarını görmemeyi göze alarak cumartesi, pazar demeden her gün 12 buçuk saat çalışıyorum. Çocuğumun istediğini ancak bu şekilde alabiliyorum. Fakat aldığım hediyeyi yoğun çalışmamdan dolayı, kendi ellerimle çocuklarıma veremiyorum.”

http://www.evrensel.net/haber/96438/biz-kuculdukce-ulker-buyuyor

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.