İş Cinayetleri Neden Durmuyor? Bir Mahkeme Salonundan Notlar

Eren_Eroglu_3.durusma

Eren Eroğlu davasının üçüncü duruşmasını izlemek için Bakırköy Adliyesi’ndeydik.

Duruşma evvelinde Adalet Arayan İşçi Aileleri adına okunan basın açıklamasında dava sürecinin geldiği nokta anlatıldı. Eren Eroğlu, Esenyurt Özel Doğa Hastanesi’nin tabela takma işini yaparken yüksek gerilim hattına kapılarak hayatını kaybetmişti.

Eroğlu ailesinin avukatları duruşmada esas olarak mahkemece yeni bilirkişi heyetinin tayin edilmesini ve olay mahallinde keşfe çıkılmasını talep ettiler. Oluşturulacak bilirkişi heyetinde bir inşaat mühendisi, bir elektrik mühendisi ve bir de işçi sağlığı iş güvenliği uzmanı olması gerektiğini vurgulayan avukatlar, üç duruşmadır mahkemeye gelmeyen sanık Feridun Taktak hakkında zorla getirme kararı çıkarılmasını istediler.

Mahkeme heyeti verdiği kararda olay mahallinde keşif talebini reddetti. Fakat bilirkişi heyeti talebini ve heyetin teşkil usulünü kabul etti. Bilirkişi heyeti tarafından inceleme yaptırılmak üzere dava dosyasının Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesine karar veren mahkeme, sanık Feridun Taktak hakkında zorla getirme kararı verdi.

Bunlar haricinde duruşma esnasında dikkatimizi çeken bazı hususları da söylememiz gerekiyor.

İş cinayetleri davaları, mahkeme heyetleri bir alaka kuramasalar da, politik davalardır. Kamu veya özel sektör işverenlerinin kar hırsları, yetkili idari kurumların denetimsizliği bütünüyle devletlerin politik tercihleri ile bağlantılıdırlar.

Eren Eroğlu’nun bir çok yakını, kamu davasının aleniyetine gölge düşürülmesi pahasına, mahkeme salonunun fiziki yetersizliği bahanesiyle duruşmaya alınmadı. Ayrıca dava dosyasının Ankara Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderilmesi kararı da, dava sürecini hantallaştırdığı gerekçesiyle aile avukatlarının tepki vermesine sebep oldu.

İş cinayetlerinin bir dayanak noktasının da mahkemelerce bu meseleye gerektiği önemin verilmemesi olduğunu belirten avukatlara mahkeme heyetinden gelen “Bizim bu konuda herhangi bir sosyal sorumluluğumuz yok” cevabı, bu memlekette hukuk adına, adalet adına uğraş vermenin esasen ne kadar zor olduğunun göstergesiydi.

Davanın dördüncü duruşması 6 Nisan 2015 tarihinde görülecek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.