Zonguldak’ta Taşeronlaşmaya karşı “Emeğe Saygı Mitingi”

Geçen pazar Zonguldak’ta sendikalar tarafından düzenlenen taşeronluğa karşı “Emeğe Saygı” mitingine iştirak ettik. Zonguldak’ı görmüş ve mitingdeki coşku ve heyecana ortak olmuş olduk. Madenci anıtının bulunduğu meydanda yapılan mitinge on bini aşkın kişi katıldı. Ve katılanların çok büyük bölümü sendikalı işçilerdi, siyasal partiler oldukça sınırlı bir katılım göstermişti. Bu da meydanda işçi, emekçi hissiyatının ağırlıklı olmasını sağladı.

Sendikalar ve sendikacılar bildiğiniz gibi. Kurumsal olarak sendikaları önemsediğimiz ancak halihazırdaki hal ve yöneticilerin büyük çoğunluğundan hoşnut olmadığımızı bilenler biliyor. Miting kürsüsünde hep sendikacılar konuştu, örneğin eşini kazada kaybeden bir eşin ya da bir taşeron işçinin ya da bir kamu işçisinin sesini duyamamış olduk. Genç bir arkadaşımızın biraz da şaka yollu söylediği gibi kürsüden yükselen söylem Cumhuriyet mitinglerinden halliceydi. Diğer yandan sağımızdan solumuzdan pek çok kişi kürsüde konuşan sendikacılara laf atıyor, yüksek sesle serzenişte bulunuyordu.

İster istemez düşüncelere daldık yine bu manzarayı görünce. Sendikalarımızın büyük bir bölümü gerçekten kötü durumda. Ama memlekette hangi kurumumuz doğru düzgün çalışıyor, hangi kurumda koltuğa oturan yapışmıyor, bürokratlaşma yeri göğü kaplamıyor ki? Siyasi partilerde mi? Esnaf odalarında mı? Dernekler de mi? Hangi kuruma gönül rahatlığıyla güvenebiliyoruz? Mahkemeler, polis, okullar, meclis? Memleketin ve dahil olduğumuz küresel kapitalizmin bir parçası sendikalar da elbette. Ancak bugün her gün iş kazalarında ortalama iki-üçünü kaybettiğimiz, en az yarısı asgari ücrete, dörtte biri sigortasız çalışmaya, sekizde biri taşerona mahkum edilen emekçilerin haklarını savunmak için elimizde fazla bir alternatif yok. Ya da şöyle diyelim, daha iyi bir alternatifini inşa edene kadar elimizdeki ana kurum sendikalar. Üstelik az sayıda da olsa işinin hakkını veren sendikacılar da yok değil bunu da unutmamak, hak mücadelesine emek verenleri de arada harcamamak lazım.

Kürsünün yarattığı sürpriz olmayan hayal kırıklığına rağmen, on bini aşkın emekçiyle “iş kazası değil bu bir cinayet” diye, “taşerona son emeğe saygı” diye, “kurtuluş yok tek başına ya hep beraber ya hiç birimiz” diye haykırmak güzeldi. Zonguldak’taki “sanayisizleşmeyi”, unutulmayı, kentin her yanına sinen yoksullaşmayı görmek de üzücü.

Yukarıdaki kısa videomuz da kısa günün kârı.

Bir sonraki mitinge sizi de bekleriz.

 

1 Response

  1. 8 Mart 2013

    […] Zonguldak’ta “Emeğe Saygı” mitinginde, madenlerdeki ahvale dair kulak verdiğimi… Bundan yirmi yıl önce Armutçuk’ta yaşanan bir başka maden katliamında ölen 103 işçiyi rahmetle anarken, Genel Maden İş’e de bir kulak vermekte fayda var. Zira unutmuyoruz ki maden ölümleri ne kazar ne de kader, ancak cinayettir. http://www.radikal.com.tr/Radikal.aspx?aType=RadikalDetayV3&ArticleID=1124188&CategoryID=80 […]

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.