Mevcut ve Yeni Ekonomik Doktrinler. Bahri Zengin

1 Response

  1. zafer kafkas dedi ki:

    Allah rahmet etsin. Bahri Hocamızın yeni bir dünya için yaptığı çalışmalar ahirette mutlaka karşılık bulacaktır.

    İnsanlık çeşitli şartların sonucu olarak bir takım ekonomik devrelerden geçmiş ve günümüzde genel olarak emek mübadelesi dönemini yaşamaktadır.

    Her iktisadi sistem üretimi esas alsa da bu üretimin sonucunda ortaya çıkan ürünün paylaşımı hususunda dengeli ve adil bir sistem oluşturulamamıştır. Üretim girdilerinden biri diğerleri üzerinde genelde hakimiyet kurarak diğerlerini sömürmüştür.

    Emek mübadelesi dediğimiz işçilik sisteminden sonraki ekonomik dönemin ortaklık üzerine kurulacağını düşünmekteyiz.

    Her iktisadî sistem, temel iktisadî girdilerin işletmeye girmesi ve elde edilen ürünün paylaşılması bakımından farklılıklar ve özellikler arz eder demiştik.

    Ortaklık ekonomisinde dört temel girdi kabul edilecektir. Bunlar sırasıyla, “tesis”, “emek”, “ilk madde/döner sermaye” ve “genel hizmet” tir. Bu dört temel girdi bir araya gelerek işletmeyi oluşturacak, sonuçta elde edilen ürün, bu girdiler arasında anlaşmalara göre paylaştırılacaktır.

    TESİS: Bu paylaşımda tesisin aldığı pay kira olacaktır. Ancak kira sabit bir karşılık olmayıp anlaşmada belirlenen yüzde pay kabul edilecek ve zarara katılmayacaktır.

    EMEK: Emek de anlaşmada belirlenen oranda üründen yüzde ücret payını alacaktır. Emek, ne kadar çok üretimde bulunursa payı o oranda artacak, ancak ne kadar az üretirse eline geçen pay o oranda düşecektir. Emek, payını tesisin kirasında olduğu gibi ayni mal olarak alacaktır. Emek de zarara katılmayacak, ancak eline geçen pay az olabilecek veya üretilen malın değerinin düşük olması halinde ücreti az gelebilecektir. Bu taktirde dilediği iş sektörüne gidebilecektir. Günümüzde olduğu gibi emek sahibinin işverenin veya işyerinin kölesi haline gelmesi kalkacaktır. İşçinin sadakati sadece sözleşme sadakati ile sınırlı olacaktır. Yeterli kazanca sahip olamayan bir başka deyişle ortaklık payı alamayan işçi akdi feshedebilecektir. Günümüzdeki grev ve lokavt gibi çatışma ortamını arttıran kurumlara gerek kalmayacaktır.

    SERMAYE: Bu kavram bugünkünden biraz farklı, tesiste işlenecek “ham madde – ilk madde”yi ifade edecek ve sadece döner sermaye karşılığı olarak kullanılacaktır. Sabit sermaye tesis kısmında kabul edilecektir. Ham maddeyi getirenler de yüzde pay alacaklar. Ürünü satarak kâr veya zarar edeceklerdir.

    GENEL HİZMET: Genel hizmet ise, üretime doğrudan katılmayan, ancak üretilen malların değerlenmesine sebep olan işlemler kabul edilecektir. Ortaklık ekonomisinde bu hizmeti imtiyazlı veya özel ortak niteliği ile devlet görecektir. Devletin bu hizmetleri vakıf statüsündeki kuruluşlar yoluyla yapılacaktır. Kamusal hizmetler, envanter hizmetleri: insanlara, cemiyetlere, teşebbüslere ve mallara ait envanter hizmetleri; depolama hizmetleri: bilgi, belge, mal ve nakit depolama hizmetleri; kültür hizmetleri: basın, yayın, ulaştırma ve haberleşme hizmetleri; imar hizmetleri plan-proje, sağlık, tamir-bakım, güvenlik-koruma hizmetleri; hukuk hizmetleri: yazışma ve noter hizmetleri, tespit ve denetleme hizmetleri, soruşturma ve ispat külfeti hizmetleri, ha-
    kemlik hizmetleri; dayanışma hizmetleri; ilmî, iktisadî, dinî ve siyasî dayanışma hizmetleri olarak kabul edilecektir. Devlet görmüş olduğu bu hizmetler karşılığında üründen bir pay alacaktır.

    Ortaklık ekonomisinde devletin iktisadî açıdan tanımı, “işletmelere genel hizmetiyle katılan ve bu hizmetlerin karşılığı olan payı alan imtiyazlı bir ortak” şeklinde yapılacaktır. Bu pay “vergi” kabul edilecek, oranı anayasal olarak belirlenecek, miktarın yükseltilmesi hükümetlere bırakılmayacaktır. Ortaklık ekonomisinde vergi devlet tarafından egemenlik hakkının bir gereği olarak değil, alt yapı ve ortak işleri gören ve bir hizmet karşılığında alınan pay şeklinde kabul edilecektir.

    Bu paylaşımda girdileri teşkil eden her bir ortaklık, ayrı ayrı hükümlere tabi olacaktır. Bunlar kesinlikle birbirine karıştırılmayacaktır. Örneğin, mülk ortaklığının(tesis) ortakları hasılayı sadece kira payı olarak alacaklar ve zarara katılmayacaklardır. Emek ortakları da aynı şekilde kendilerine düşen hasıla payını alacaklar ve zarara katılmayacaklardır. Sipariş getiren sermaye ortakları(hammadde/döner sermaye) ise elde ettikleri hasıla payını satarken kâr veya zarar etmiş olacaklardır. Sermaye sahipleri tesis ve emek ortaklarının elindeki ürünleri pazarlıkla alabileceklerdir.

    Ortaklık ekonomisinde, devlet de dahil her girdi işletmeye ortak olarak gireceğinden, paylaşım basit, seri ve kolay yapılabilecektir. Bu nedenle, ortaklık ekonomisinde girdilerin hasıladaki paylarını belirleyen “pay senetleri” çıkarılacaktır. Her pay sahibi hasıladaki payını belirleyen bu pay senetlerini dilediğine devredebilecektir. Dilediği zaman uygun fiyatını bulduğunda satabilecektir.Bölüşüm bu suretle gerçekleşecek, el değiştirme basitleşecek ve taşıma külfeti olmayacaktır. Mal yer değiştirmeden senetler üzerinden değişimler yapılabilecektir.

    Üretim sonucunda bölüşümünü bu şekilde sağlayan sistemde girdilerin birbirleri üzerinde hakimiyet kurmaları ve sömürüye gitmeleri mümkün değildir. Üretime yaptığı genel hizmetler karşılığı payını alan devlet çalışamayanlara (sakat,yaşlı,çocuk) ve çalışmayanlara insan olmalarının karşılığı olan haklarını vererek kimseye muhtaç olmadan onurları kırılmadan yaşama imkanları sunacaktır. Herkes bu pay ile sosyal güvenceli olacak, köleleşmeye müsait ortam ortadan kaldırılacaktır.

    Ortaklık devresinde ayrıca,faizli işlemler ile faizli işlemlerin ortaya koyduğu olumsuzlukların tamamını ortaya koyan veresiye işlemleri yerine ön siparişli peşin ödeme(selem)sistemi ve gelir vergisi yerine sermaye vergisi esas alınacaktır.

    Devletin sisteme müdahalesi sadece tekellerin oluşmamasını sağlamak için olacaktır. Bu da bahsettiğimiz gibi faiz ve veresiye yerine selemin, gelir vergisi yerine sermaye vergisinin esas alınması ile gerçekleşecektir.

    Yeni bir dünya peygamberlerin getirdiği ilkeler üzerine kurulacaktır. Biz onların getirdiklerinden bunları anlıyoruz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir