Sığ(ın)amıyoruz

HATIRLATIYORUZ

Yerel Seçimlere Giderken Tüm Belediyelere Hatırlatıyoruz:

Sığınma Evleri Yasal Zorunluluktur!

s_nam_yoruz

Türkiye’de kadınların neredeyse yarısı şiddete maruz kalıyor, geri kalanı ise her an şiddet görme tehdidi ile karşı karşıya.  Kadınlar hem aile içinde hem de aile kurumundan bağımsız olarak hayatın diğer alanlarında şiddetle içiçe yaşıyor. Bu ciddi toplumsal sorunun en yakıcı boyutunu ise sığınacak yeri olmadığı için şiddete katlanmak zorunda kalan, öldürülme riski ile yaşayan kadınlar oluşturmakta.

Kadınları şiddetten korumak devletin ve hukukun görevidir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti, imzacısı olduğu uluslararası CEDAW (Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi) ve öncülük ettiği İstanbul Sözleşmesi (Kadınlara Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye İlişkin Avrupa Konseyi Sözleşmesi) bağlamında şiddet mağduru kadınları korumak ve bu mağdurlara yardım edilmesi için politikalar geliştirmek ve tedbirler almakla yükümlüdür.

Kadına yönelik şiddet hem aile üyeleri hem de toplum açısından oldukça zararlı sonuçlar doğurmaktadır. Kadına rağmen aileyi korumaya kalkmak çözüm olamaz. Bu sorunun çözümünde sığınma evleri en acil ihtiyaçlardandır.

Halihazırda Belediye Kanunu’na göre, belediyelerin her 100 bin nüfus için bir kadın sığınma evi açması mecburidir. Fakat ne yazık ki bu kural gereğince uygulanmamaktadır. Örneğin; İstanbul’da adalar dışında bütün ilçelerin nüfusu yüz binin üzerindedir. Fakat 39 ilçenin yalnız 14’ünde yerel yönetimlere ait sığınma evi bulunmaktadır. Türkiye genelinde ise bu sayı yalnızca 32’dir.

Kadının Statüsü Genel Müdürlüğü’nün son verilerine göre, tüm Türkiye’de; yerel yönetimlerin, bakanlığın ve sivil toplum kuruluşlarının açtığı sığınma evlerinin toplam kapasitesi ancak 3.248 kişidir. Geçtiğimiz sene Türkiye genelinde 290 bin kadın hakkında önleyici tedbir kararının alındığını göz önünde bulundurulduğunda; mevcut sığınma evlerinin kapasitesi yetersiz olduğu ortaya çıkmaktadır.

Bizler, kadına yönelik şiddet meselesinin aciliyetle çözülmesi gerektiğine inanan Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi olarak, özellikle yaklaşan yerel seçim sürecinde bütün belediyelerden;

– Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler ve iç hukuk dolayısıyla mecbur olduğu kadın sığınma evlerinin sayısının arttırılmasını,

– Değişen yerel yönetimlerin inisiyatifinden bağımsız olarak sığınma evlerinin kendilerini idame ettirebileceği bir iç tüzük düzenlemesine gidilmesini,

-Var olan sığınma evlerinde her bir kadın için meslek edindirmeye yönelik ciddi bir program uygulanması ve on beş dakikalık psikolog görüşmesi yerine daha kamsamlı ve ciddi psikolojik ve psikiyatrik destek verilmesini,

-Kadınların 12 yaşından büyük çocukları ile de sığınabileceği, gerekli fiziksel koşullara uygun yerleşkelerin inşa edilmesini,

– Sığınma evi çalışanlarının istihdamında kadına yönelik şiddet konusunda duyarlı ve kadın bakış açısına sahip olmalarının belirleyici olmasını,

– Güvenliğin sağlanmasında hassas olunurken kadınların, katı kontrol mekanizmaları ile özel hayatlarına müdahaleden kaçınılmasını,

-Sığınma evlerinin kullanımına yönelik 6 aylık süre sınırlaması, her ne kadar yetkili makamın onayı ile uzatılabilir olsa da kadınların üzerinde oluşturduğu psikolojik baskı sebebiyle süre sınırlamasının tamamen kaldırılmasını 

– Kadınların özgüven duygusunu tekrar kazanarak kendi hayatlarını kurabilecekleri koşulların sağlanmasını; sığınma evinden çıkan kadınlarla düzenli olarak iletişimde olunmasını ve destek sağlanmasını,

talep ediyoruz.

Bunlarla birlikte, sığınma evlerinin kadına yönelik şiddet sorunun nihai çözümü olmayacağının da farkındayız. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için politikalar üretilmesi, bu mücadele için yeterli bütçenin ayrılması, hukuksal sürecin doğru şekilde işletilmesi, koruma talep eden kadınların güvenliğinin ve ihtiyaçlarının temin edilmesi gerekmektedir. Bu süreç, kadın örgütleri ile işbirliği içinde yürütülmelidir. Politikaların inşasında bu kurumların deneyimleri ve talepleri dikkate alınmalıdır.

Kadın cinayetlerine bir son verilmesini isteyen Müslüman kadınlar ve erkekler olarak, bu taleplerin karşılanmasına yönelik ısrarcı ve bu işin takipçisi olacağımızı, kadınları koruyan politikaların en elzem olanlarından biri olarak sığınma evlerinin açılması için elimizden geleni yapacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.

Kaynak: http://siginamiyoruz.blogspot.com/2014/03/hatirlatiyoruz.html

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.