Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnsiyitafi

Geçtiğimiz aylarda “Dünyada her üç kadından biri, hayatında bir kere şiddet görüyor ya da tecavüze uğruyor”, “Bir milyar kadının haklarının ihlal edilmesi gaddarlıktır.” “Bir milyar kadının dans etmesi devrimdir.” başlıkları üzerine bir kampanya başlatılmıştı. Bu kampanya kapsamında 14 Şubat günü tüm dünyada kadınlar dans edecek ve kadına yönelik şiddeti bu toplu eylemlilik ile protesto edecekti.  Bu kampanya üzerine biz de aynı konuyu önemseyen Müslüman kadınlar olarak dans etmek yerine farklı şekillerde nasıl harekete geçebileceğimizi konuşmak için buluştuk. Bu buluşmalardan alttaki metin ortaya çıktı, ve bu metni paneller, videolar, stickerlar ile kadına yönelik her türlü şiddete karşı sesimizi yükseltmek için için bir giriş olarak ortaya koyduk. Bizimle yola düşmek isteyenler için iletişim adreslerimiz;

https://www.facebook.com/groups/136217193217760/

kadinasiddetekarsimuslumanlar@gmail.com

adini-sen-koy@googlegroups.com

http://kadinasiddetekarsimuslumanlar.blogspot.com/2013/04/kadna-siddete-kars-muslumanlar.html?spref=fb

ve çağrı metnimiz;

Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi Manifesto

Biz Müslüman kadınlar olarak, etrafımızda gelişen olaylara karşı bugüne kadar sessiz değildik ama artık seslerimizi birleştirmeye karar verdik.

Her gün şiddete, tacize, tecavüze uğrayan kadınların, parça parça edilen Münevver’in, boğularak öldürülen barış gelini Pippa Bacca’nın, 27 kişinin tecavüzüne uğrayan 14 yaşındaki N.Ç.’nin, eski eşi tarafından 11 yerinden bıçaklanarak öldürülen Ayşe Paşalı’nın haberleri ile sarsılıyoruz.

“2009 yılında gerçekleştirilen ‘Türkiye’de Kadına Yönelik Aile İçi Şiddet’ araştırmasına göre, ülke genelindeki kadınların % 39’u fiziksel şiddet, % 15’i de cinsel şiddet yaşarken, kadınların % 42’si iki şiddetten en az birini yaşadığını ifade ediyor. Adalet Bakanlığı’nın 2010 yılı ağustos ayında yaptığı açıklamaya göre, kadın cinayetleri son 7 yılda % 1400 artmış durumda. Emniyet Genel Müdürlüğü ve Jandarma Komutanlığı’ndan basına verilen bilgilere göre, 2010 yılının sadece ilk 7 ayında 226 kadın öldürüldü. Benzer şekilde, Bağımsız İletişim Ağı (Bianet)’in resmi olmayan 2011 yılı basın taraması sonuçlarına göre 2011’de 257 kadın öldürüldü, en az 102 kadın ve 59 kız çocuğuna tecavüz edildi.” (KSGM)

Kadına yönelik bu zulmü ve uygulayıcılarını doğrudan veya dolaylı olarak haklı gösteren ve koruyan zihniyetten utanç duyuyoruz. Böylesi bir zihniyeti doğuran hiçbir gerekçeyi kabul etmemekle birlikte herhangi bir İslami referansın da bunu meşrulaştırmak için kullanılmasını kesinlikle reddediyoruz.

Buhari’nin aktarımıyla, Halife Ömer(r.a.)’in oğlunun “Biz Rasulullah zamanında, hanımlarımıza söz söylemek ve istediğimiz gibi davranmaktan, hakkımızda bir vahiy gelir korkusuyla sakınırdık. Peygamber (a.s)vefat edince istediğimiz gibi konuştuk ve istediğimiz gibi davrandık.“ sözü ile anlatılan ahlaki gerileme, bugün de fiziksel ve sözlü şiddet olarak süregelmektedir.

Kişilerin nefsanî duyguları olan gurur, kibir ve kıskançlıkları onları adaletsizliğe ve zulme itmiştir. Bundan sonraki süreçte Müslüman camiadaki kadın algısı, daha çok eski zihniyetin devamı niteliğinde yanlış ayet yorumları ve hadis aktarımlarıyla şekillenmiştir. Bazı sahabe sözleri, arap atasözleri, eski dinlerdeki yozlaşmış düşünceler de İslam’ın öğretileri gibi aktarılmıştır.

Allah Kur’an’da kişilere kendi nefislerini korumalarını, kendi gözlerini sakınmalarını, kendi bedenlerini örtmelerini ve harama meyletme konusunda Allah’tan korkmalarını emretmiştir. Bir başkasının nasıl giyindiği yada davrandığı, taciz ve tecavüzü haklı çıkartan bir sebep olarak katiyen öne sürülemez. “Tahrik” veya “namus” bahanelerine sığınılarak yapılan eylemler İslam’dan değil kişilerin nefsanî/arzusal zaaflarından kaynaklanmaktadır.  Hangi bahaneyle olursa olsun taciz ve tecavüz Müslümanlara haramdır.

Allah (c.c.) bir toplumu azgınlıkları ve zulümleri sebebiyle helâk ederken, o toplumda yaşayıp da bunları sessizce izleyen kitleyi de diğerleri ile beraber helâk etmiştir. Toplumun sessizliği suçluların cesaret bulmasına zemin hazırlar. Sessizlik, suça ortaklıktır. Biz Müslümanlar, kadına karşı işlenen taciz, tecavüz, şiddet ve cinayet gibi zulümlere karşı sessiz kalamayız!

İçinde yaşadığımız toplumda, bu kabul edilemez davranışları teşvik edici bir unsur niteliğinde bulunan hukuki uygulamaların acilen değişikliğe uğraması gerekmektedir. Kadına yönelik şiddet, taciz ve tecavüze karşı taraf olunan uluslararası sözleşmelerin ve iç hukuktaki  düzenlemelerin uygulayıcılar  tarafından dikkate alınmamasına; bu suçları işleyenlere yönelik hafifletici sebepler ve mahkemedeki halleri nedeniyle cezalarının eksiltilmesi gibi uygulamalara; tecavüz ve kadın cinayetlerinden mahkum olanlara yönelik aflara bir son verilmesini istiyoruz.

Allah’ın “İster erkek ister kadın olsun, (benim yolumda) çaba gösterenlerden hiç kimsenin çabasını boşa çıkarmayacağım.” (Ali-İmran,195) hitabının muhatapları olan bizler, ister erkek ister kadın olsun herkesi bu adaletsizliğe ve zulme karşı birlikte mücadele etmeye çağırıyoruz.

Kadına Şiddete Karşı Müslümanlar İnisiyatifi

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.