Müftülük Nikahı Kimin Haklarını Koruyacak

Kadınların gündemine giren ve uzun zamandır konuşulup tartışılan bir mesele var; Nüfus Hizmetleri Yasa Tasarısı + Mağdur Hakları Yasa Tasarısı (Kadınlarla ilgili bölümler).

Nüfus Hizmetleri yasa tasarısı daha çok Müftülük Yasası diye tanınıp kullanılıyor, çünkü tasarıda Müftülere resmi nikah kıyma yetkisi veriliyor. Aile Bakanı F. Betül Sayan Kaya bu düzenleme için; “Türkiye’de imam nikâhı gizli kapaklı yapılıyor, kadınlar mağdur ediliyorlar. Şimdi müftü nikâh kıydığında resmi nikâh yerine geçecek. Kadının haklarını koruyacak. Kadınların hiçbir hakkı olmadan nikahlanmasının önüne geçmek için yapılmıştır. Bu sistem kadını tamamen korur. Burada amaç kadınların mağduriyetini önlemek” diyor. Bakanın bu açıklaması bizde; Türkiye’de kadın hakları için mücadele veren bizlerde neden bir gönül rahatlığına sebep olmuyor?

Öncelikle, insanların dini nikâh kıyma sebepleri, resmi nikâh kıyan memurun Müslüman olup olmaması vs ile alakalı değil. Dini nikah ritüellerinin medeni kanunda bulunmayışı sebebiyle eksik hissedilmesi, mesela nikâh akdinde Allah’ın adının anılmaması, mehirsiz bir evlenmenin geçersiz sayılması gibi gibi şeyler. Yani müftü medeni kanuna göre bir evlendirme yetkisi aldığında dini ritüelleri de tatbik etmeyecekse, insanlar yine benzer bir dini nikâh arayışına girmeyecekler mi? Dini ritüelleri tatbik edecekse bunun resmiyette nasıl bir karşılığı olacak?

İkinci olarak, müftülere evlendirme yetkisi verilmesinin herhangi bir kadının dini nikah adı altında (ki bu nikahı kıyan sadece müftü ve imamlar değil, cemaat hocaları, dini önderler vs vs de bu nikâhı kıyabiliyor) mağdur edilmemesini nasıl sağlayacak? Bu konudaki açıklamalara baktığım zaman, bu şekliyle herhangi bir mağduriyeti yani imam nikahı adı altında kadınların sömürülmesini engelleyecek bir sistem göremiyorum. Öyleyse tam olarak neye fayda sağlayacağı ve çerçevesi net olmayan bir değişikliğin kadınları tedirgin etmekten başka ne işe yarayacağı zihnimizde bir soru işareti olarak yer ediyor.

Aklıma ilk gelen soru şöyle oluyor; Acaba bu tasarı Ak Parti’nin seçmenine karşı daha dini bir görünüm çizme arzusundan mı kaynaklanıyor? Dindar seçmen kitlesine karşı bir “dini görünüm” verme kaygısı olabilir mi bu değişikliğin sebebi?

Bugüne kadar kadınlar konusunda temiz sicili olan bir Ak Parti’yi konuşuyor olsaydık belki bu konuda da çoğulculuktan dem vurup, isteyen nikâhını kilisede, isteyen camide, isteyen de nikâhsız şekilde haklarından bir gram eksilmeden ilişkisine adım atabilir, evlilik hayatını kurabilir diye sevinebilirdik. Ama biz en basitinden bir örnekle geçen sene Cinsel İstismardan hapiste bulunanların affı için Ak Parti’nin meclise bir önerge getirdiğini hatırlıyoruz. Bu ve bunun gibi birçok sebeple zihnimizde yalnızca “erkeklerin mağduriyetini” gideren bir Ak Parti hükümeti var.

Feminist kadınların “Bu yasalar böyle geçmez!” adıyla oluşturdukları platformun metninden tasarıdaki maddeler ve onlara getirilen itirazlar ayrıntıları ile okunabilir.

Nüfus Hizmetleri yasa tasarısı içişleri komisyonu tarafından görüşülüp alt komisyona gönderilmesine rağmen hiçbir değişikliğe uğramadan bugün tekrar İçişleri Komisyonunun gündemine girecek hem de kadın örgütlerinin onca itirazına rağmen. Kadınlara dair düzenlemelerin konuyla alakalı kadın örgütleriyle görüşülmeden öylece oluşturulmaları faydasızdır, kadınları gözetmeyen yasaların kadınlar nezdinde kabulü olmayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.