Ak Parti Döneminde Türkiye ve İsrail Arasındaki Ticari İlişkiler

Türkiye ve İsrail arasındaki ticari ilişkilerin yükselmekte olduğu iddiaları hepimizin malumu. Muhalefetin bilgi üretme biçimleri her zaman güven vermediği, bazen acelecilikle malul olduğu için bu iddialara bir miktar şüphe ile yaklaşmıştım. Bu yüzden resmi verilere bakma ihtiyacı duydum. Türkiye’nin tüm ülkelerle yaptığı ihracat ve ithalatın sayısal değerini TÜİK’in internet sitesinden kolayca öğrenmek mümkünmüş.

Buraya tıklayarak ulaşacağınız sayfada önce “İstatistiksel Tablolar ve Dinamik Sorgulama”ya sonra da “Ülkelere Göre Dış Ticaret”e tıklayın. Açılan listede “Ülkelere Göre İhracat” ve “Ülkelere Göre İthalat”a bastığınızda bilgisayarınıza inecek iki excel dosyasında istediğimiz bilgi mevcut. 1996 yılından 2014 yılının ilk 5 ayını kapsayan bir zaman aralığı için Türkiye’nin tüm ülkelerle yapmış olduğu ihracat ve ithalatın bin dolar cinsinden değerlerini elde etmiş olursunuz.

İki excel tablosundan sadece İsrail’e ilişkin verileri ayıkladığımızda ortaya çıkan sayıları aşağıdaki tabloda görebilirsiniz. İki ülke arasındaki ihracat ve ithalatın değeri elbette ki kendi başına çok şey söylüyor. Ancak Türkiye’nin ilgili dönemde ihracat ve ithalatının genel olarak da arttığını düşünürsek, İsrail’le kurulan ticari ilişkileri bu genel manzara ile kontrol etmenin de anlamlı olacağını düşündüm. Bu yüzden Türkiye’nin toplam ihracat ve ithalat değerlerine de baktım ve İsrail’le olan ilişkilerin bu toplam değerlere oranını hesapladım.

Tablo 1. Türkiye ve İsrail arasındaki ihracat ve ithalat (bin $)

tablo 1

* ilk beş ayın verisi

Bu sayılar meraklısı için bir kenarda bulunsun. Bu kalabalıkta eğilimleri anlamak zor olduğu için iyisi mi grafiklere başvuralım.

Grafik 1. Türkiye’nin İsrail’e İhracatı

TR İsrail ticareti_Page_1

* 2014 yılı için koyu çizginin vardığı nokta yılın ilk beş ayının verisidir. Noktalı çizgilerin ulaştığı değer ise 5 aylık değer 12 aya oranlığında ulaşılan sayıdır.

Bu tablodaki görüntü gayet net. 2008 küresel finans krizinin etkisinin tüm dünyayı sardığı 2009 yılı hariç Türkiye’nin İsrail’e ihracatı hiç durmadan yükselmiş. 2014 yılının açıklanmış olan ilk beş aylık verisini on iki aya uyarladığımızda 2014 yılında çok ciddi bir rekor kırılacak gibi görünüyor.[1] Dahası, 2003-2014 Ak Parti döneminde gözlenen yukarı doğru eğilimin, 1996-2002 dönemine göre yukarı doğru ciddi bir artış gösterdiği gayet açık. Ak Parti, iktidarı devraldığı 2002 yılında 861 milyon dolar olan İsrail ihracatını, 2013’te 2.649 milyon dolara yani üç misline çıkarmış. 2014’ün ilk beş ayındaki gidişat önceki senelerde olduğu gibi devam ederse 2014 sonunda ihracat yaklaşık olarak 3.245 milyon dolara, yani 2002’dekinin neredeyse dört misline çıkmış olacak.

Grafik 2. Türkiye’nin Toplam İhracatında İsrail’in oranı

graf 2

* 2014’ün ilk beş aylık verisi

Tüm bu dönem içinde Türkiye’nin toplam ihracatının da artmış olduğunu Tablo 1’de görmüştük. Bu toplam içinde İsrail’e yapılan ihracatın oranına baktığımızda yukarıdaki grafikle karşılaşıyoruz. 1996 yılında Türkiye’nin İsrail’e yaptığı ihracat Türkiye’nin toplam ihracatının % 1.1’i iken 2001’de 2.6’ya çıktığını, sonra dalgalı bir seyirle 2014’ün ilk beş ayı itibariyle % 2’ye varıyor. 1994-2014 döneminde İsrail’e yapılan ihracatın oransal olarak da % 1 civarından % 2 civarına çıktığını söyleyebiliriz. Ak Parti açısından baktığımızda 2003’te gerçekleşen % 2.3 oranının ufak bir düşüşle % 2 civarında seyretmiş.

Grafik 3. Türkiye’nin İsrail’den İthalatı

graf 3

* Koyu çizginin vardığı nokta 2014’ün ilk beş ayının verisidir. Noktalı çizgilerin ulaştığı değer ise 5 aylık değer 12 aya oranlığında ulaşılan sayıdır.

İthalata dair iki şey söylemek mümkün. Yukarı doğru yükseliş burada da genel eğilim. 2008 krizinin etkisi ithalatta 2009 ve 2010 olmak üzere iki yıla yayılmış ve 2012’de de bir sene öncesine göre bir düşüş yaşanmış. Ancak bunlar genel eğilimi değiştirmeyen dalgalanmalar niteliğinde. Vurgulanması gereken ikinci nokta ise yükseliş eğiliminin, Ak Parti döneminde 1996-2002 dönemine göre ciddi şekilde artmış olması. Ak Parti’nin ithalatı, ihracatta göre daha ciddi bir şekilde ivmelendirmiş. 2002 yılında 544 milyon dolar olan ithalat 2013 yılında 2.418 milyon dolara yani 4.4 misline çıkarılmış. 2014 yılının ilk beş ayındaki performansı baz aldığımız takdirde 2014 yılında ithalat 2.995 milyon dolara, yani 2002’dekinin 5.5 misline çıkarılmış olacak.

Grafik 4. Türkiye’nin İthalatında İsrail’in Oranı

graf 4

* 2014’ün ilk beş aylık verisi

Ak Parti’nin ithalatı ihracata göre daha da ciddi bir şevkle arttırmış olduğunu bu tabloda daha iyi görüyoruz. Ak Parti İsrail’in Türkiye’nin toplam ithalatındaki oranını bile arttırmış. 2002 yılında % 1.1, 2003’te 0.7 olan oran[2], 2014’ün ilk beş ayında 1.3’e çıkarılmış.

Velhasıl ne İsrail’in saldırıları ne “one minute” ne de Mavi Marmara krizleri hükümeti İsrail’le kurulan ticari ilişkilerden vazgeçirememiş. Belli ki hükümetin aklına böyle bir adım atmak gelmemiş. Akçeli işler ve samimiyet meselelerinde, Ak Parti’nin her fırsatta tökezlemesine alıştık ama insan yine de şaşırmadan edemiyor.

Türkiye İsrail’le yaptığı tüm ticareti sıfırlasa bile İsrail bundan pek az zarar görecek, pek az canı sıkılacaktır. Elbette bunun farkındayım. Ama en azından hükümetin samimiyetine dair içimiz biraz daha ferah, cümle aleme karşı başımız biraz daha dik, sözümüz biraz daha inandırıcı olurdu…

Bu kadar esip gürlerken üç kuruştan bile vazgeçemeyen bir hükümetin sabrı daha çok test edilir.

[1] İhracatta mevsimsel bir dalgalanma olabileceği ihtimalini düşünerek, 2013 ve 2012 yılları için de ilk beş aylık verilerin on iki aya uyarlanabilip uyarlanamayacağını kontrol ettim. İki yılda da ilk beş aylık veriyi beşe bölüp on ikiyle çarptığımda yılsonu toplamına yakın ancak yıl sonu toplamının altında sayılar çıktı. Yani ilk beş ayı on iki aya uyarlamak mümkün.

[2] 2001’den 2003’e gözlenen düşüşün 2003 yılında gerçekleşen bölümü, 2003 yılındaki Ak Parti iktidarının iradesinden ziyade 2001 krizinin yapısal sonuçlarından kaynaklanmışa benziyor.

2 Responses

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.